ev temizliği ve toplum bilgileri
Biraz daha son raki bir tarihte, ilginç bir feodal vicdan tartışması dolayısıyla kısa bir romans tarafından ileri sürülen bu vasalük ilişkisim koparma gerekçesi, XIII. yüzyılda çeşitH Fransız örf kuralla, rınca, bir sonraki yüzyılın başında da ilk Valois parlamen-tosunca hâlâ daha açıkça savunuluyordu. Bununla birlikte,
bir zamanların hukuk kurallarından en sağlam olanları bile, feodal dönemde ancak belirsiz geleneklerin içine yerleşmelen halinde hayatta kalabiliyorlardı. Bir hukuk yasasının geniş bir ahlâk yasaları bütününe dönüşmesinden kaynaklanan keyfiliğin üstesinden, ancak içtihat oluşturma ve dayatma yeteneğine sahip mahkemelerin birörnek kararları gelebiliyordu, Gerçekte ise, üke olarak, bazı mahkemeler benzer davalara bakabiliyorlardı. Başlangıçta, efendileri senyör ile eşitieri vasal arasmdaki davanın doğal yargıçları olan vasaller aslında sen-yörlük mahkemesini oluşturuyorlardı; daha sonra, bu, sen-yörün kendisinin biat yemini etmiş olduğu üst konumdaki şefin mahkemesi oldu. Erken tarihlerde yazdı hale getirilen Bi-gorre’unki gibi bazı örf kuralları,ev temizliği “gidişi” meşrulaşmadan önce vasalin uyması gereken prosedürü belirlemekle uğraşıyor-du.^ev temizliği^^ Fakat feodalitenin en büyük kuşum, belirgin bir biçimde, tutarb ve verimli bir yargı sistemi kurma yeteneğine sahip olmamasıydı. Uygulamada, mağdur olan kişi, haklarına zaraı verdiğini düşündüğünden ya da sandığından bağımlılık ilişkisini sona erdirme kararını ahyor ve çatışmamn sonunda ortaya çıkan güçler dengesine bağımh hale geliyordu. Bu durumun tipik örneği, gerekçeleri önceden belirtilmeksizin ve bu gerekçelere göre hareket edecek yargıç bulunmaksızın, boşanmayı içerecek bir evlilikti.
Le Roman de Theks, ed. L. Constans, C. 1, v. 8041 vd. ve 8165 vd. -Anh. Nal., X 185; bkz. O. MARTIN, Histoire de ta coutume de kprevote et momte de Paris, C. I, s. 257. no " FOURGOUS ve
Avrupa vasallik tarihinin ortaya çıkardığı çok sayıda özel sorunun ötesinde, öyle temel bir İnsanî sorun vardı ki, hepsini etkiliyordu: Eylemde ve duyguda, bir toplumsal bağ olarak vasalliğin gerçek gücünü oluşturan şey ne idi? Bu konuda metinlerin verdiği ilk izlenim, doğrudan yüzleşmemiz gereken garip bir çelişkidir.
Vasallik kurumuna övgü düzmek üzere duygulandırıcı bir antoloji çıkarmak için metinleri uzun uzadıya didiklemek gerekmemektedir.
Metinler öncelikle vasalliği çok değerli bir bağ olarak yüceltmektedirler. “Vasal”e günlük dilde tekabül eden eşanlamlı sözcük “dosri’tur; hemen hemen aynı anlama gelmek üzere daha da sıklıkla kullanılan ise, büyük bir olasıhkla Kelt kökenli eski bir sözcük olan ‘Vt7z”dur. Ancak,ev temizliği anlam ola-
rak daha belirgin bir tercih içerdiğinden, aralarmda küçük bir fark vardır; bazen aşk sevgisini de ifade ettiğinden, dosttan farklı olarak, hiçbir zaman akrabahk üişkilerini kapsayacak biçimde geniş anlamda kullanümamıştır. Öte yandan, bu kav-Galya Romancasında ve Almancada ortaklaşa kullanıl-'’^îkta ve yıllar boyunca tüm metinlerde yer almaktadır. 858’ itibaren,
rünün sonuna geldiğinde, yardım etmek için ne karınla oglü,, yanında bulunacak, ne de destek vermek üzere dru’larm ve vasallerin sana eşlik edecek” demektedirler. Söylemeye bil^ gerek yok ki, sevgi yukarı doğru yani bağımlı adamdan sen-yöre doğru işlediği gibi, aşağıya doğru yani senyörden adaım. na doğru da işliyordu. Fransız destamndaki bir kahraman şunları söylemektedir; “Girart Charlemagne’ın mudak adamı oldu; dolayısıyla ondan dostluk ve senyörlük aldı.” Yalmzca belgelerin kum sesine kulak veren tarihçiler belki “edebiyat” diye haykıracaklardır. Tek dert bu olsun! Saint-Serge keşişleri, Anjou’lu bir köy senyörünün ağzından, “Bu toprakların sen-yörü benim, çünkü şu anda elinde bulunduran Geoffroy onları dostluk içinde fief olarak benden aldı” sözlerini kaleme almaktadırlar. Ve yine, son derece dürüst bir yalmlık içinde, biri olmaksızın diğeri için yaşamın hiçbir anlam taşımayacağı gerçek kalp birliğini dile getiren Doon de Manyence’m şu dizeleri nasıl yok sayılabilir?
