ev temizliği ve toplum bilgi
İnsanın çok az konuda kendi efendisi olabildiği bir toplumda^ daha önce de değindiğimiz gibi, bu kadar çok çıkarı işin içine katan evHlîk, kişisel istenç sonucu gerçekleşen bir eylem olmanın çok uzağında kalmış gibi görünmektedir. Kiarar her şeyden önce babaya aitti: Eski Saint Alexis Şiiri’rmı hiç dolambaçb voUara sapmadan doğmdan ifade ettiği gibi, “Hayattayken oğlunun evlenmesini görmek istediğinde, ona bir soylunun kızını salın alırdı.” Bazen babanın yanı sura, ama özellikle de babanm olmadığı durumlarda, akrabalar konuya müdahale ederlerdi. Eğer bir vasalin yetim oğlu söz konusuysa senyör;ev temizliği bir senyörün yetim oğlu söz konusuysa da vasalleri işe kanşırlardı. Gerçeği söylemek gerekirse, bu son durumda, kural basit bir formalite uygulamasının smırlannı hiçbir zaman aşmazdı; her önemli konuda senvör adamlarına damşmak zomndaydı; diğerleri gibi, bu konu da istisna oluşturmuyordu. Buna karşm, vasalin kişisel konula-®a ilişkin olarak senyöre tanman haklar çok daha belirgindi. Gdenek, vasalliğin en eski kökenlerine kadar geri gidiyordu. V. ,'iîziTİa ait bir Vizigot ymsası şöyle der: “Eğer bir özel asker {huc-ardında yalnızca bit kız çocuğu bırakırsa, bu kız çocuğu, ‘‘ftidisine eşit koşullara sahip bir koca bulacak olan senyörün ‘betimi altında kalsın isteriz. Ancak, eğer senyörün isteği dışın-İsi kocasını seçecek olursa, babasının almış olduğu tüm 1 senyöre iade etmek zomnda kalacaktır.Bu kitapta^ fiunaams,ev temizliği c. 310. Duna karşın, 757 tarihli Compiegnc Sinodu’nun bize aktardığı, bir-akıp eden iki senyörü tarafından evlendirilmiş olan vasalin durumu, sözcugim ilk anla-uygun olarak sıradan bir köleyi ifade etmekledir ve burada bizi ilgilendinnemekterlir.
daha önce ilkel bir taslak biçiminde sunulan fıeflerin kahtsjj lığı, toprak kadının eline geçtiğinde, senyörlerin ilk soya yj bancı bir bağımlıyı dayatmakla sonuçlanacak evlilikleri denet İçmeleri için yeni ve çok güçlü bir gerekçe daha oluştnry yordu. Yine de, senyörlerin evlilikleri denedeme yetkileri yjj mzca vasallik sisteminin gerçek vatanları olan Fransa ve Lo,, haringia ile ithal feodalitelerin bulunduğu yerlerde tam olarak gelişebildi. Kuşkusuz, benzer müdahalelere maruz kalmalı zorunda olanlar yalnızca şövalye düzeyindeki aileler değildi; çünkü, öteki birçokları da başka bağlarla senyörlük ikridatına boyun eğmiş durumdaydılar, ve hatta krallar kimi kez, hükümdar okna sıfatlarıyla, en azından kadın tebaalarmın evliliklerini düzenleme hakkına sahip olduklarını düşünüyorlardı, Fakat, farklı derecelerdeki öteki bağımlılara karşı uygulandığında gücün kötüye kullanılması olarak değerlendirilen şeyler, vasallere (bazen de serflere, diğer bağımh kişilere) karşı uygulandığında hemen hemen evrensel biçimde meşru olarat kabul ediliyordu. Falaise ve Caen halklarma hitap eden Phi-hppe Auguste, “dulları ve genç kızları kendi arzuları hilâfma evlendirmeyeceğiz” diye söz vermektedir, “yeter ki bizden bütün olarak ya da kısmen zırh fiefi (fıef de hauherî) almarnıs olsunlar (bundan sahibinin zırhla hizmet sunmasıyla nitelenen askerî fiefı anlamak gerekir).” İdeal kural, senyörün akrabalarla anlaşmaya varmasını öngörüyordu: Örneğin, XIII. yüzyılda bir Orleans örf hukukuyla düzenlenmeye çalışılan bu işbirliği, İngiltere Krah I. Henri zamamnda da ilginç te kralhk kanunnamesiyle kural haline getirilmişti.^'^’ Bununla biı-likte, senyör güçlü olduğu zaman, tüm rakiplerini bertaıai etmeyi başarabiliyordu.' Plantagenet’ler dönemindeki İngil^' re’de, vasilik ilkesinden türeyen bu kurum sonunda bozularal^
^ Ordonnances, C. XII, s. 295. -Et. de Saint Lou/s, I, c. 67, -STENTON, The fini Jeudalism (1066-1166), s. 33-34.
